Kurdistan Tarihi M.Emin Zeki „Türkiye’deki Kürdler“ Haberi
Batman'ın En Büyük Şehir Portalı'na Hoş Geldiniz...
giris

Mela Nureddin YEKTA

Mela Nureddin YEKTA
yazdır
paylaş
yorumlar
 
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eklenme Tarihi : 2013-06-12 - 00:00 - Bu yaziyi 802 kişi okudu.
Yazar: Mela Nureddin YEKTA
E-mail: mn.yekta@batmanliyiz.biz
Yazarın: Tüm Yazıları

Kurdistan Tarihi M.Emin Zeki „Türkiye’deki Kürdler“



Kurdistan Tarihi M.Emin Zeki „Türkiye’deki Kürdler“

Kurdistan’ın diĝer illeri için de geçerlidir. Örneĝin; ünlü Berlin Anlaşması’ndan sonra İngiliz Beykir Paşa, Ermeni Mina Efendi, Kürd Sait Paşa’dan oluşan heyetin Kurdistan’da yaptıkları sayımda Diyarbekir’in nüfusu 840.000 (Sekizyüzkırk bin)’di. Bunun 600.000’ini Kürdler oluşturuyordu. 1892 yılında yapılan sayımda ise Diyarbekir’in nüfusunun 482.000 (Dörtyüzsekseniki bin) olduĝu görüldü. Yine 1927’de yapılan bir sayımda Diyarbekir ve Mardin’in nüfusunun 388.500’e düştüĝü görüldü.


Türkiye’deki Kürdler


 


Açıkça söylemek gerekirki, Osmanlı İmparatorluĝunda yaşayan ve Türk olmayan halkar;

 


Birinci Dünya savaşından önceki dönemlerde ve savaş sırasında, hatta savaştan sonra,

 


vatanlarından kovulmak, salgın hastalıklara tutulmak, açlıktan ölmek, yabancı devletlerin saldırılarına uĝramak, gücünün dışında vergilere baĝlanmak vb... gibi belalar ve afetler karşısında çok ezildiler. Aç, susuz, yurtsuz kaldılar. Bu sayılan kötülüklerden en çok Kürdler zarar gördü.


 


1918 yılında, Osmanlıların 2. Ordusunda erzak ve yiyecek sıkıntısı başgösterince; Diyarbekır ve yöresindeki Kürdlerden asker ve sivil olanlar vatanlarını bırakarak Musul’a gitmeye zorlandılar. Bir bölümü de Adana ve Halep’e sürgün edildi. Çoĝu yollarda açlıktan ve hastalıktan öldü. Bu arada Musul’a kadar gelebilenlerin anlattıkları olaylar, o masumların kitleler halinde yollarda ya da erişebildikleri şehirlerin cadde ve sokaklarında topluluklar halinde ölüşleri, dinleyenlerin ve görenlerin ciĝerini parçalıyordu.


 


Bu ve benzerleri yetmezmiş gibi 1921 yılında olan Dersim (Koçgiri kasdediliyor) olayında 1925’teki Şeyh Saîd ihtilalinde, sonra 1930 yılında İhsan Nurî Paşa ihtilalinde Kürdlerin uĝradıkları zülümler; can ve mal kayıpları, sürgünler, Orta Kurdistan’ı harabeye çevirdi. Bundan sonra da eritme planları, türkleştirme çalışmaları en güçlü ve korkunç biçimiyle uygulamaya konuldu. Bunlar aralıksız devam edilmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı ben Türkiye’deki Kürdlerin nüfusu hakkında gerçeĝe uygun bir bilgi verme olanaĝını bulamıyorum. Dolayısıyla Birinci Dünya Savaşı’ndan önceki belgelere başvurmak ve onları gözönünde tutmak zotundaydım. Gerçi bu belgeler saĝlıklı bir sayım sonucu ortaya çıkmış deĝildir. Çoĝu tahmini ve düzensiz sayımların sonucudur. Bu gerçek diĝer ülkelerde yaşamakta olan kürdlerin nüfusu için de aynen geçerlidir. 


 
Kürdler hakkında en geniş incelemeleri yapanlardan, Kürd Halkı ve Tarihi üzerinde bilimsel ve deĝerli çalışmaların sonucunda, gerçekten deĝerli yapıtlar hazırlayan Doĝu Bilimcilerden biri olan Sir Mark Sykes. „The Calipshs Last Heritlage“ adı kitabında Kürdler ve Kürd aşiretleri hakkında önemli bilgiler vermektedir. Kurdistan’a yaptıĝı yedi gezisinde Türkiye sınıları içerisinde kalan yerlerde, Kürdlerin yerleşmiş olduĝu bütün bölgeleri gezmiştir. Yazar kitabında Kürdlerin nüfusu hakkında bilgi vermemekte, ancak yaptıĝı haritada Kürdlerin çok kalabalık olduĝu yerleri göstermektedir. Bu yerlerdeki aşiretleri de ayrıca belirtmektedir. Bu bilim adamlarına göre Türkiyede’ki Kürd aşiretlerinin egemen olduĝu ve çoĝunluĝu oluşturdukları yerler şunlardır. Eleşgirt, Erzurum, Erzincan, Zara, Eĝin, Tunceli, Malatya, Besni, Birecik, Urfa, Diyarbakir, Güney Turabidin, Büyük Zap nehrinin Dicle’ye döküldüĝü yerler ve bunların çevresidir.
 
Yine Doĝu bilimcilerden Ritter ve Trantez de kitaplarında Kürdlerin yaşadıkları yerleri belirtmektedir. Ama bunların da diĝerleri gibi gerçeĝe yakın da olsa nüfus varlıĝı konusunda güvenilir bilgi veremediklerini görüyoruz. Zaten o zamanki ve şimdiki şartlar içerisinde bunun güçlüĝünü biz de kabul ediyoruz.
 


1925 yılında Sovyetler Birliĝinde yayımlanan bir sayım cetvelinde Türkiye’deki Kürdlerin nüfusu 1.500.000 (bir buçuk milyon) olarak gösterilmiştir. Yine o devirlerdeki Türkiye resmi makamlarında göçebe Kürdlerin nüfusu 97.000 (doksanyedi bin)dir. İslam Ansiklopedisinde ise Erzurum, Van, Bitlis, Harput ve Erzincan’ın Birinci Dünya savaşı’ndan önceki nüfusu 2.647.000 (İki milyon altıyüz kırkyedi bin) olarak kabul edilmiştir. Bu rakamlar verilirken Kızılırmak Havzasındaki Konya’daki Anakara’nın bazı ilçelerindeki Kürdleri gözönüne almak bir yana,(1) Kurdistan’daki Kürdlerin bile gerçek bir sayımı yapılmamıştır. Herşey bir tahminden ileri gitmemiştir. Türk resmi makamlarınca verilmiş bulunan rakamlarla güdülen amaç bellidir.


 


1892’de Fransız Hükumeti’nin yayımladıĝı Sarı Kitap adlı yapıtta Kürdlerin nüfusu 3.017.897(Üç milyon onyedi bin sekizyüz doksan yedi) olarak gösterilyior. Rus Generali Zelendji’ye göre Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Kürdlerin nüfusu 2.800.000 (İki Milyon sekizyüz bin dörtyüz yetmiş)’tir. Osmanlı Hükumeti ise 1914 yılında göçebe Kürdleri de içine alan bir toplamla Musul ve Deyrus illeri hariç olmak üzere 2.527.830 (İki milyon beşyüz yirmi yedi bin sekizyüz otuz) rakamını veriyordu. Ki bu sayımda olmayanların, özellikle Kürdlerin işaret edilmemesi konusunda verilen emir tarafımızca bilinmektedir. Sonuçta ortaya çıkmış bulunan rakamlar da keyfidir.


 


Ayrıca Kürdlerin sayısının Birinci Dünya Savaşından önceki durumuna göre azalmış olacaĝı doĝaldır. Bunların nedenlerini açıkladık. Nitekim Hakkari’nin nüfusu savaştan önce 30.000 (otuz bin) iken, Türkiye’nin 1927’de verdiĝi resmi rakamlara göre 25.000 (Yirmibeş bin)’dir. (2)  Aynı durum Kurdistan’ın diĝer illeri için de geçerlidir. Örneĝin; ünlü Berlin Anlaşması’ndan sonra İngiliz Beykir Paşa, Ermeni Mina Efendi, Kürd Sait Paşa’dan oluşan heyetin Kurdistan’da yaptıkları sayımda Diyarbekir’in nüfusu 840.000 (Sekizyüzkırk bin)’di. Bunun 600.000’ini Kürdler oluşturuyordu. 1892 yılında yapılan sayımda ise Diyarbekir’in nüfusunun 482.000 (Dörtyüzsekseniki bin) olduĝu görüldü. Yine 1927’de yapılan bir sayımda Diyarbekir ve Mardin’in nüfusunun 388.500’e düştüĝü görüldü. (3)


 


------------------- ------------------------------------------------------------

 


1) M. Goerges Perrot’un Haymanadaki Kürdlerle ilgili incelemeleri vardır. Bunlar kitap halinde yayınlanmıştır.

 


2) Bk. Almanach de Gotha. 1929


3) Bk. (Ali Cevat), Memaliki Osmaniye Tarih ve Cografya lügatı, İstanbul basımı, ve Almanach de Gotha 1929


yazdır
paylaş
yorumlar
yorum ekle
Google

Facebook Ziyaretçi Yorumları

    Sitemiz Ziyaretçi Yorumları

  • Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
yorum ekle
İsminiz
:
E-Mailiniz
:
Yorumunuz ()
:
Güvenlik kodu
:
823286
Güvenlik kodu giriniz
: