Kürtlerin zafer haritası Haberi
Batman'ın En Büyük Şehir Portalı'na Hoş Geldiniz...
giris

Babnirli Mela ABDULLAH

Babnirli Mela ABDULLAH
yazdır
paylaş
yorumlar
 
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eklenme Tarihi : 2016-01-09 - 03:04 - Bu yaziyi 256 kişi okudu.
Yazar: Babnirli Mela ABDULLAH
E-mail: m.abdullah39@hotmail.com
Yazarın: Tüm Yazıları

Kürtlerin zafer haritası

Kürtlere mutemet olacak iki Kürt âlimin ilim, icra ve ulvi düşüncelerinden söz edelim.

Kürtlerin zafer haritası

Zira bu iki Kürt şahsiyetin ilim ve idarecilik sıfatları Kürt milletinin zafer reçetesidir, reçeteyi tatbik eden Kürt zafere kavuşacak tersine giden kayıp edecektir. Biri Yusuf Azizoğlu biri de Aziz Sancar. Bu iki âlim lider, Kürt gençlerin mutemedi, rehberi ve peşkeşi durumundadır. Tüm Kürt gençlerin bu iki liderin izinde yürümeleri, onlar gibi olmaya özen göstermeleri gereklidir. 


Önce Prof.Dr.  Aziz Sancar’ı beyan edelim.

Bu günlerde dünya medyasının odağı haline gelen Aziz Sancar, Mardin’e bağlı Savur ilçesindendir. Bu sene Nobel Kimya Ödülü alan ve dünyada nam salıp Cumhur Reisi Erdoğan tarafından ödüllendirilen Profesör Aziz Sancar, Kürt Sancar Kürtlerin medarı iftiharı olmuştur, Kürtlerin onun izini takip etmeleri elzemdir.


Geçenlerde Farkin/Silvan ağalarından Kürt Dr. Yusuf Aziz oğlunun hayatının bir kesitini yazdım. Faydası olur diye tekrar yazarım:
Evet,1962–1963 yılları arasında Sağlık Bakanlığı yapan ve sağlık alanında Türkiye’de ve bahusus Doğu- Güneydoğuda önemli yatırımlara imza atan

 

Dr. Yusuf Azizoğlu’dan söz edeceğim:

Dr.Yusuf Aziz oğlu Silvanlı Azizoğlu soyundandır. Okudu, doktor olup Sağlık Bakanlığına atandı.

Belli bir ailenin evladı ve makamca muteber bir lider sıfatına mazhar olunca çevrenin kanaat önderleri, akil kesimi, “Kürt Sorunu” için yanına gidiyor, Kürtlerin de meşru haklarına kavuşabilmeleri için istişare ediyorlardı. O ise her gelene “çocuklarınızı okutun”  demekle yetiniyordu.


Bir vatandaş, “sayın Bakan, senden yardım ve proje isteyenlerin tümüne tek cümle -çocuklarınızı okutun- demekle yetiniyorsun, başka bir alternatif yok mu?” diye soruyor. Bakan şöyle cevaplıyor: “Ben ağa çoğuyum, benim değeri yüksek yüzlerce akrabam olduğu halde siz hepsinden bana çözüm çaresini bekliyorsunuz, neden? Okuyup âlim ve bakan olduğumdandır.  Eğer hepiniz çocuklarınızı okutup benim gibi ilim seviyeleri yükselirse dünya bizim meşru isteklerimizi onaylayacak, Kürt sorunu için makul tekliflerimizi kabul edecek, Kürt sorunu diye bir işkâl kalmayacaktır. Ama eğer sizin çocuklarınız cahil kalırsa bize düşman olan milletlere maşa olup kavgayı okumaya tercih edecek yol haritasını kayıp edecek ve hakka kavuşmaları muhal olacaktır”


Ben Aziz Sancar’ın ödül alıp dünyada meşhur olduğunu okuduğum zaman Dr. Yusuf Azizoğlu’nun bu tavsiyelerini hatırladım ve ben de bir din âlimi sıfatıyla bu tavsiyeyi tamamlamak için dedim ki; “ilimden önce iman lazımdır” ilim tek başına kâfi değildir. Eğer Kürt milleti cahil kalırsa veya okuyup İslam’a ters olan inanç ve felsefelere saparsa Kürt sorunu kitli kalacak, Kürdün insanca yaşama riski kangren olup virüsü vecüdün tümüne yayılacak, hiçbir zaman hayat nimetinden müstefit olamayacaktır. Öyle ise ilimle beraber İslam’a uymak da elzemdir.


Hulasa,  Kürtlerin kendi evladını bahis ettiğim iki Kürt âlim gibi âlim ve Müslüman yetiştirmeleri,  Kürtlerin yegâne zafer çaresidir, cehalet ve İslam’a ters düşünce ve felsefeler Kürdün fıtratına ters olduğu için zafer çaresi değildir. Zira hem cehalet hem de dinsiz diploma Kürdün zafere kavuşmasına engeldir. Ancak ilimle dinin imtizacı kurtuluş vesilesidir, Kürdün ruhunda ve kanında bu ikisi mevcuttur, imtizaç bekliyor. 


Salahaddin Eyubi, Ş. Ahmet-i Hani, Ş. Sait, Mele Mustafa Barzani ve bahusus Bediüzzaman gibi ilk Kürt liderler ilim ve din gücüyle yola çıkıp Kürdün meşru hakkını bu çerçevede aramışlardır.


Bediüzzaman’ın doğuda bir üniversitenin yapılmasını sultan Reşat’a teklif etmesi ve bu üniversitede dini ilimlerle berber müspet ilimlerin okutulmasını ve Arapça, Türkçe ve Kürtçe dillerle tedrisatın yapılmasını tavsiye etmesi bunun bariz örneğidir. İlimle din birlikte bize lazım olduğu içi ben kendi divanemde ( divane babniri) dedim ki:
 
كردو تو بخوینڒ خو ژ بن دستا درینڒ
احمدی خانی ژبو ڤی كتڒ ناف جنگو
جوینڒ
مبڒ دژمنی دینی خو  سرفراز سر بون بدینڒ

 
Kürt, oku, kendini kurtar,
Ahmet’i Hani bununla öne geçti nam saldı.
kendi dinine de uy, kurtuluş dine uymakta saklıdır,
Hakka namzet ol.


yazdır
paylaş
yorumlar
yorum ekle
Google

Facebook Ziyaretçi Yorumları

    Sitemiz Ziyaretçi Yorumları

  • Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
yorum ekle
İsminiz
:
E-Mailiniz
:
Yorumunuz ()
:
Güvenlik kodu
:
941163
Güvenlik kodu giriniz
: