Çöküntü psikolojisi ve Kudüs’te kavga Haberi
Batman'ın En Büyük Şehir Portalı'na Hoş Geldiniz...
giris

Hüda KAYA

Hüda KAYA
yazdır
paylaş
yorumlar
 
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eklenme Tarihi : 2014-11-10 - 00:00 - Bu yaziyi 936 kişi okudu.
Yazar: Hüda KAYA
E-mail: huda.kaya777@gmail.com
Yazarın: Tüm Yazıları

Çöküntü psikolojisi ve Kudüs’te kavga



Çöküntü psikolojisi ve Kudüs’te kavga Gezip gördüğüm coğrafyalarda, medeniyetleri incelediğimde, müzelerini, saraylarını, geride bıraktıkları eserleri ziyaret ettiğimde bende şu kanaat oluşmuştu.

Medeniyetler de yönetimler de insanlar gibidirler. Doğarlar, olgunlaşır ve ölürler. Çöküntü zamanlarında, kendilerini olduklarından daha farklı gösterme temayülündedirler. İnsanlardaki kişilik bozukluğu gibi, toplumlarında psikolojisi bozulabilir. Kendilerini olduklarından başka kabul edebilirler. Bunun için başkalarının incinmesi, kaybetmesi, küsmesi, itibarı, yaşamı önemli değildir. Hepsi kendileri için feda edilebilir sınıflardır.

İnsanlardaki şu kişilik bozukluğu göstergeleri hepsi için geçerli olabilir.

“Büyüklenmenin görülebildiği psikiyatrik durumlardan birincisi duygu durum bozukluklarında görülen hipomani ve mani durumlarıdır.”

“Narsisistik kişi, başkasının başarılarını, öne çıkmasını kıskanır. Kendisinin üstünlüğü ile ilgili kuşkular yaratabileceğinden, narsisistik kişi başkasının daha değerli olduğu düşüncesine katlanamaz. Eleştiriye katlanamama da her iki kişilik yapısında da görülmektedir.”

Varsa yoksa kendileridir gerçek ve doğru olan. Merkeziyetçidirler. Dünyanın sadece kendi etraflarında döndüğüne inanırlar veya öyle isterler. Kendilerinin eleştirilemez olduğuna inanırlar ama tuhaftır ki etraflarında ki dalkavuklarda yürekten bunun böyle olduğuna teslim olmuşlardır zaten.

Yönetimler güçlü oldukları dönemlerde öyle şaşaalı göstergelere pek itibar etmezler, ihtiyaç da hissetmezler. Eserleri gayet sade ve mütevazidir.

Dinsel göstergelerde de durum benzerdir. İçsel boşluk, ve mutmainsizliklerde, şekil ve ritüeller önem kazanır.

Nitelik değil, nicelik rağbet görür.

Yapılan zulümler, görselliklerle örtülmeye çalışılır. İnsanların celladı iken, geride ihtişamlı eserler ile anılmayı yeğlerler.

İstanbul’da hatta Eyüp Sultan’da pek çok cellat ve zalimlerin, bugün hala kutsal ziyaretler gibi yaptırdıkları eserler ziyaret edilir.

Kendi istikbal ve iktidarları için, genç, yaşlı, kadın, çocuk demeden hayatlarına kıyabilenler, kendi yaşam standartları ve menfaatleri için inanılmaz bir hırs ve kibir ile başkalarını, en zilletli işlere mahkum edip, ölümlere terk edilenler, bin odalı kaşanelerde de olsalar asıl o zilletli son, onları da yakalayacaktır bir gün.

İşlenen cinayetleri, çalınan emekleri, katledilen hayatların korkunçluğu ve vahşetini ne ihtişamlı saraylar, ne muhteşem mimarili mabetler örtemeyecektir, temizlemeyecektir.

Artık yalancının mumu yatsıya kadar bile sürmüyor. Hakikat yolcuları ve mazlumların eliyle yalanların maskesi inecektir.

Evet, ölüm bir mukadderat. Bütün yaratılanlar için kaçınılmaz bir son. Amenna. Fakat zalimlerin hesaplarına, komplolarına, planlarına kurban vermek, üstelik her geçen gün bu pervasızlık, şirretlik aymazlıkların artması ve hatta itibar görülmesi acıtıyor yürekleri.

Dicle’nin kadınları, Fırat’ın çocukları ağlamaya devam ediyor.

Etrafı mübarek kılınan bölge olan Filistin halkı işgale ve zulümlere karşı tarihsel direnişini sürdürüyor.

Müslüman, Hristiyan, sosyalist, dindar ya da seküler, bütün farklı inanan ve düşünen Filistinliler sayısız hareketler geliştirdiler, bedeller ödediler.

Bizim kamuoyunda sanıldığı ve bilinçli yansıtıldığı gibi Filistin mücadelesi sadece Müslümanların mücadelesi olmamıştır hiçbir zaman.

Kudüs’ün sadece Müslümanlar için kutsal olduğu sanıldığı gibi gerçek bu değildir.

Filistin ve Kudüs’ün ne için mübarek kılındığı hakkıyla anlaşılmadan, buraların sadece Müslümanlar için değil, Hristiyanlar ve Yahudiler için de mübarek olduğunu hatta bütün insanların barışı için bir alamet, bir işaret, bir model olduğu anlaşılamadan Ortadoğu savaşları bitmeyecektir.

Kudüs’ün misyonu ve mesajı anlaşıldığında, değil sadece bu coğrafyanın halkları, bütün insanlık barış ile tanışmış olacaktır...

yazdır
paylaş
yorumlar
yorum ekle
Google

Facebook Ziyaretçi Yorumları

    Sitemiz Ziyaretçi Yorumları

  • Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
yorum ekle
İsminiz
:
E-Mailiniz
:
Yorumunuz ()
:
Güvenlik kodu
:
380057
Güvenlik kodu giriniz
: