Kobanê; sahtekar dincilerin maskesi Haberi
Batman'ın En Büyük Şehir Portalı'na Hoş Geldiniz...
giris

Hüda KAYA

Hüda KAYA
yazdır
paylaş
yorumlar
 
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eklenme Tarihi : 2014-09-29 - 00:00 - Bu yaziyi 1526 kişi okudu.
Yazar: Hüda KAYA
E-mail: huda.kaya777@gmail.com
Yazarın: Tüm Yazıları

Kobanê; sahtekar dincilerin maskesi



Kobanê; sahtekar dincilerin maskesi Gazze mücadelesi yıllarca hepimiz için en hayati, en temel hareket, dava ve meşguliyetlerimizden biri olmuştur. Hamas’ın seçimleri kazanması ile özerk bir Gazze sonrasında karşılaştığı ambargolar bizim derdimiz olmuştu. Gece ve gündüz onlarla güldük, onlarla ağladık. Onlar karanlıkta kaldığında, biz de buralarda aydınlıklarda boğulduk. Ekmekleri kalmamıştı, onlarla bölüştük.

Gazze, Siyonist bir saldırı ve işgal altındaydı; evet ama aynı ırk ve inançtan olan Mısır devletinin de zulmü ile inliyordu. Dünyaya açılan tek kapısı olan Refah sınırı idi. Sınırlar çizildikten sonra Refah Mahallesi’nin bir kısmı Mısır, bir kısmı da Gazze’de kalmıştı. İki tarafta da parçalanan aileler vardı.

Gazze halkı, İsrail’in saldırıları yetmezmiş gibi Mısır’ın da gadrine uğruyordu. En temel ihtiyaçlarına, gıda ve ilaçlara bile izin verilmiyordu. Üstüne bir de duvarlar örüyor, kapıları kapatıyordu.

2008 başlarında Mısır’ın Refah sınırına duvar örmeye başlamasına, gıda ve ilaç ambargosuna itiraz eden Gazzeliler, sınır duvarını patlayıcılar ile yıkmışlar ve bir kısmını geçişe açmışlardı.

Bu olayın hemen sonrasındaydı; 5 kişilik bir grup olarak oraya varmıştık. Mısır açılan duvarı yeniden örmüş ve geçişler yine kapatılmıştı. Biz epeyce dolaşarak bir geçiş noktası aramıştık. Bu arada sınır kapısında Mısır askerleri ile sözlü diyaloglarım olmuştu.

- ‘Sizin bu yaptığınızı anlamıyorum. Gazzeliler aynı ırktan, aynı dinden, aynı dilden kardeşleriniz. Hatta aynı mahallenin, aynı ailenin insanları var burada ve siz kardeşlerinize bir dilim ekmeği çok görüyorsunuz. Kapıları kapatıyorsunuz. Nasıl bu kadar acımasız olabiliyorsunuz?’

Demiştim de hiç beklemediğim bir cevap almıştım.

- ‘Siz de kendi ülkenizde, Kürtlere aynısını yapıyorsunuz?’

Verdiği cevap yüzüme şamar gibi inmişti.

Mısır askerlerinin bile haberdar olduğu ama biz Türkiyeli, Kürt olmayan halkların haberdar olmadığı ne vardı da bu asker böyle bir şey demişti?

Mısır, dün Gazzelilere bir dilim ekmeği, bir bardak suyu, hayata tutunmalarını nasıl çok gördüyse, bugün de aynısını Türkiye, Rojava’ya, Kobanê’ye yapıyor.

Mısır’ın ambargolarına karşın duvarları yıkan Gazzelilerin yanına koşup gitmiştik, gidemeyenimiz ekmeğini paylaşmıştı.

Bugün Rojava- Kobanê büyük bir ambargo ve katliam ile karşı karşıya.

Gazze’deki mazlumların ırkını sormayan sözüm ona Müslümanlar, söz konusu mazlum Kobanê halkı olunca, ırkçılık derdine düşüyorlar.

Söz konusu Roboski olunca, Rojava olunca o bildik ezberleri ile ‘Yaptığınız Kürtçülük. Türk faşizmine de karşıyız, Kürt faşizmine de karşıyız’ ezberlerini tekrarlıyorlar.

Sevsinler sizin faşizminizi.

Gazze için Refah ne ise, Nusaybin, Cizre ve Suruç da bu bölge halkları için aynı anlamı taşıyor. Emperyalistlerin çizdiği sınırların her iki tarafında da parçalanmış aileler var. Köyleri birbirlerine komşu, seslenseler duyuyorlar, el sallasalar görüyorlar.

Ama gel gör ki Gazze’den haberdar olduğu kadar Türkiye Kürdistanı gerçeğini bilmez bizim insanımız. Bilseler de görmezden, bilmezden gelmeyi yeğler. Zira Gazze’yi savunmaları, İsrail’e düşmanlıkları onların herhangi bir milli menfaatini zedelemeyecektir. Bilakis ‘Filistin’ dedikçe kahramanlaşacaklardır.

Ama Kürditan öylemidir ki?

Bu gerçeği görmek, bilmek, kabullenmek bir bedel gerektirir. Bu bedel öyle uzaklarda ki İsrail’e kafa tutmaya benzemez. Bedeli içinde yaşayacaktır.

Yaşadığı ülke insanları, kendi devleti, mesleği, imajı, kariyeri, siyasi gelecekleri söz konusudur. Üzerine atılacak olan ‘ırkçı, devlet düşmanı, Kürtçü, Kürt faşisti, terörist yandaşı, dinden çıkmış’ gibi iftira ve ithamlarda cabası olacaktır.

Ey Türkiye halkı!

Ey kendilerini Müslüman kabul edenler!

Gazze mazlumlarını gören vicdanınız, inancınız, insanlığınız şayet Kobanê mazlumlarını da aynı görmüyorsa dönün kendinize bir daha bakın.

İnancınızı, vicdanınızı, insanlığınızı sorgulayın.

Bir umut, belki görenleriniz olur...

yazdır
paylaş
yorumlar
yorum ekle
Google

Facebook Ziyaretçi Yorumları

    Sitemiz Ziyaretçi Yorumları

  • Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
yorum ekle
İsminiz
:
E-Mailiniz
:
Yorumunuz ()
:
Güvenlik kodu
:
011067
Güvenlik kodu giriniz
: