Tarih ve İnkar Haberi
Batman'ın En Büyük Şehir Portalı'na Hoş Geldiniz...
giris

yazdır
paylaş
yorumlar
 
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eklenme Tarihi : 2013-12-29 - 00:00 - Bu yaziyi 985 kişi okudu.
Yazar:
E-mail: konuk@batmanliyiz.biz
Yazarın: Tüm Yazıları

Tarih ve İnkar

Ezilenlerin bir tarihi yoktur. Çünkü hep ezilmişler ve kendi tarihlerini yazmaya fırsat bulamamışlar.

Tarih ve İnkar

"Tarihi hep kazananlar yazar." Ezilenlerin bir tarihi yoktur mesela. Çünkü hep ezilmişler ve kendi tarihlerini yazmaya fırsat bulamamışlar. Bu yüzden hep "kötü", "barbar", "cadı", "şeytan", "terörist" olmuşlardır. Tarih sayfalarında hep kazananlar haklıdır. Hep kazananlar kahraman!
Kadın, erkeğin gölgesidir tarih sayfalarında. Hatta hiç yok denecek kadar az rastlanır adına kadının. Çünkü ikinci sınıf insandır kadın, erkeğin kölesidir. Kadının da tarihi yoktur bu yüzden. Hep erkektir tarihçiler. Kadının tarihsiz oluşu bundandır.


Tarih, inkardır aynı zamanda. Verdiğimiz kadın örneğinden de anlaşıldığı gibi tarih kendi dışındakilerin inkarı üzerine yazılmıştır. Kim kazanmışsa, güç olmuşsa tarihi o yazmıştır. Yok olan toplumların bir tarihi yoktur. Yok eden ise tüm tarihin sahibidir!


Tüm uygarlıklar tarihi kendilerinden başlatırlar. Kendini yaşamın merkezine koyarlar. Sümerler kendinden öncekini yok sayarak her şeyi kendinden başlattı. Atina uygarlığı da Sümerleri yok sayarak bir başlangıç yaptı. Ortadoğu yu barbar sayan Avrupa uygarlığı da Ortadoğu nun torunudur ve mezopotamyadan çıkmıştır. Düz çizgisel değildir tarih. Kendisini doğuran bir önceki evredir hep. Bunu yok sayarak bir başlangıç yapmak köklü sorunların oluşmasına yol açar.
Türkiye de yaşanan Kürt sorunu da kaynağını tarihsel inkardan alır. Ülke topraklarında onlarca farklı etnik kesim ve inanç yaşıyorken, tek bir ırka, tek bir inanca dayalı ulus yaratarak ülkeyi inşa etmek temelin baştan çürük kurulması anlamına gelir.

 

Cumhuriyetin kurulduğu yıllar ulus-devletlerin temellerinin ortadoğu da atıldığı yıllardır. " Herkes Türktür" anlayışı, ulus-devlet temelinin atılmasıyla ortaya çıkmıştır. Türk ün dışındaki herkesi inkar etmek, başta Kürtler olmak üzereülkedeki diğer halkların isyan ve başkaldırılarına neden olmuştur. 1925 te yürürlülüğe giren Şark Islahat Planı nın 47. maddesiyle Türkçe dışındaki tüm dillerin konuşulması yasaklanmıştır. Bundan sonra çarşı-pazar, dolaşıp halkın konuştuğu dili tespit edip Kürtçe konuşanlara yüksek para cezası kesen memurlarla doluşur. Bu durum diğer diller için de geçerlidir. Örneğin Karadenizde Lazca konuşanlara da yüksek para cezaları kesilmiştir.


Bu tarihsel inkar görülmeden Kürt sorununu anlamak ve çözmek de zordur. Çözüm süreci ilerlerken tarih de yeniden yazılmalıdır. Çünkü mevcut tarih ülkede yaşayan Kürtlerin, diğer etnik yapıların ve farklı inançların inkarı üzerine inşa edilmiştir. Artık inkar ve imha plan ve harekatları da belgeleriyle halka anlatılmalıdır. Türk ocaklarının faaliyetleri, Gneş dil teorisi, Şark Islahat Planı, Dersim raporları... vb. gerçeklikler halka anlatılmalıdır. Çözümün eksik kalan hakikatlerle yüzleşmek yönü ancak böyle bir çabayla tamamlanabilir. Hakikatlerle yüzleşmek olmazsa olmaz nitelikte bir adımdır.


yazdır
paylaş
yorumlar
yorum ekle
Google

Facebook Ziyaretçi Yorumları

    Sitemiz Ziyaretçi Yorumları

  • Muaz ÇİLE

    Hayrettin Kardesim hosgeldin seref verdin inan seni cok ama cok ozelmistik..
    Bu arada ilk yazin da hayirli olsun cok guzel olmus ellerin dert görmesin..

    2013-12-29 - 00:58:51
yorum ekle
İsminiz
:
E-Mailiniz
:
Yorumunuz ()
:
Güvenlik kodu
:
249571
Güvenlik kodu giriniz
: